Türk Televizyonunda Kadının Yeri

06:59

Türkiye'de medya sektörünün eleştirilecek o kadar çok noktası var ki.. Hepsinden bahsetmeye kalksak blogu kapatıp gitmemiz gerekebilir.


Bugün, Türk televizyonlarında gördüğüm ve sinir sistemimi alt üst eden bir konudan bahsedeceğim: Türk televizyonundaki kadın modeli, acilen değiştirilmelidir!




Çünkü bir toplumun gelişmişliğini, medeni olup olmadığını kadınlara verdiği değerden anlarız. Maalesef ki ekranlardaki dizilere baktığımızda bu konuda ne kadar geri ve medeniyetten uzak olduğumuzu fark ediyoruz.

Türk dizilerinde normalleştirilen olaylar, kadının zaten zor olan sosyal yaşantısını daha da zorlaştırıyor, cinsiyet eşitsizliğini alenileştiriyor. Bunlar neler mi?


1- Tecavüz

Dizilerde tecavüzün bir reyting unsuru olarak görülmesi bile bence medya sektörünün ne kadar mide bulandırıcı olduğunu gösteriyor. Şöyle kumandayı alıp bir zap yapmaya kalksak tecavüze uğrayan, tecavüzcüsüyle evlenen, tecavüzcüsünü seven, tecavüz sonucu çocuğu olan, kocasının tecavüzüne uğramış ve sesini çıkaramamış kadınlar görebiliriz ekranda. Tacizin ve tecavüzün televizyonda bu kadar normalleştirilmesi, kadınları her geçen gün daha zor durumda ve korku içinde bırakıyor. Türk medyası, sapık ve hasta, tecavüzü bir fantezi olarak gören Ortadoğu zihniyetini acilen bırakmalı!

2- Koca dayağı

Kadınlar, dizilerde mutlaka erkeklerden şiddet görmek zorunda mı? Kocasından dayak yiyen ama sesini çıkarmayan ya da affeden, affetmek zorunda olan kadınların dramları iyi para kazandırıyor sanırım. Kadına sözlü ve fiziksel şiddetin bir devlet politikası haline geldiği bu günlerde, ekranlarda bari güçlü, güçlü olmaya teşvik edici, hakkını arayan kadınlar ve karısına vurduğu için çok büyük cezalar alan kocalar görsek.

Bu konu Poyraz Karayel dizisinde de işlenmişti. Dizinin içine yerleştirilmiş "Kadına Şiddete Son!" yazıları ile, "Hakimler kadına şiddete karşı çok hassas, çok büyük cezalar veriyorlar." replikleri ile bu konunun ciddiye alınması için temennide bulunuyorlar. Türk dizilerinde görmeye alışmak istediğimiz hareketler, işte bunlar!

3- Evinin kadını, çocuklarının anası

Bu ataerkil toplumda yaşadığı için kadının yeri sadece evi, mutfağı olarak görülüyor. Bu yüzden iş hayatı kadınlar için yeterince zor. Yıl olmuş 2016, ama maalesef medya bu duruma çanak tutuyor. Dizilerde de esas oğlan her zaman çocuklarla arası iyi olan, anaç bir kadınla evlenmez mi? Kadın çalışıyorsa bile evlendikten sonra işi bırakmaz mı? Çocuk sahibi olmamayı seçmiş bir kadın gördünüz mü hiç? Ya da genetik mühendisi, pilot? Hayır, çünkü göremezsiniz. Çünkü bilim, iş dünyası, aksiyon isteyen şeyler hep erkek işidir. Kadınlar olsa olsa baba parası ile tasarımcı olurlar. Kadınlar aynı zamanda erkeği için kendini paralamak, sürekli bakımlı ve güzel gözükmek zorundadır. Yoksa esas oğlanı başka bir esas kıza kaptırabilir. Bırakın artık bu kafaları!

4- Acizlik

Ülkemizdeki kadınların çoğunluğunun aciz olmasının sebebi öyle yetişmeleri, çünkü bu durumun normalleştirilmesi. Dizilerde de bu durum sıklıkla karşımıza çıkıyor. Kadın fiziksel ve maddi olarak hep daha güçsüz ve erkeğe muhtaç olarak lanse ediliyor. Türk medyası kadınların da toplumda tek başına bir birey olarak, dimdik ayakta durması gerektiğini konu almalı artık. Çağdaş ve güçlü kadınları ekranlarda daha çok görmek istiyoruz.


5- Entrika / İntikam

Osmanlı saraylarındaki entrika peşinde koşan cariye trendi artık bitmeli. Kadınların birbirine destek olması gerekirken ekranlarda ve ekranların bir yansıması olarak toplumda hep intikam peşinde koşan, birbirini kıskanan, birbirinin kuyusunu kazan kadın modeli görüyoruz. Dünyada en az 3 milyar erkek varken bu neyin tribi, neyin draması?

Türk dizilerinde denk geldiğim ve gerçekten beni rahatsız eden konuları yazmaya çalıştım. Bu konuda oldukça doluyum ama inanın bu yazıyı yazarken kendimi çok dizginledim. Cinsiyet eşitsizliğine dur demek, erkeklerin olduğu kadar biz kadınların da sorumluluğunda. Sizi de bu konuda rahatsız eden şeyleri yorum olarak ya da dijitalturta@gmail.com adresine mail atarak benimle paylaşabilirsiniz.

You Might Also Like

1 yorum

  1. Sadece dizilerde degil Turk filmlerinde de maalesef ayni konular isleniyor. Mesela, Cagan Irmak'i ve filmlerini cok sevsem de, en son filmi Nadide Hayat'ta filmin sonu beni biraz rahatsiz etti. Bir kadin istedigi zaman tek basina da ayakta durabilir, durmali da. Filmi izlemeyenler icin spoiler vermek istemiyorum ancak sonunda kadinin verdigi kararin ve kariyerinin daha baska birsey olmasini isterdim. Ellerine, kalemine saglik tekrardan, Turta'cim :) Basarilarinin ve guzel tespitlerinin devamini dilerim

    YanıtlaSil