2016 Yılında Kalması Ve Bir Daha Geri Gelmemesi Gereken Cinsiyetçi Reklamlar

16:59

İnsanların yaşadığı acılar ne olursa olsun, kapitalizm sömürmeye devam ediyor!


Çok değil daha bir kaç gün önce Türkiye'nin nüfus yoğunluğu en yüksek olan bir noktasında, Beşiktaş'ta büyük bir patlama oldu. Onlarca yaralı, onlarca hayatını kaybeden vatandaşımız var.

Ama reklamlara şöyle bir göz gezdirirseniz, sanki hiçbir şey olmamış gibi, sanki ülkede unicornlar halay çekiyormuşçasına mutluymuşuz gibi, bizi sevdiklerimize yılbaşı alışverişi yapmaya teşvik etmek için, markaların dünyanın parası verilerek çektirdiği videoları göreceksiniz.


Hadi bunu bile geçtim (aslında bunları geçmek, bunlara alışmak ne kadar acı verici), ama yangına körükle gider gibi, sanki ülkemizde her gün bir sürü kadın tacize, tecavüze uğramıyormuş, sanki bir sürü kadın iş hayatında erkek baskısı altında çalışmıyormuş gibi, ataerkil düzenin mesajlarıyla dolu reklamlar çekilmesinden bıktım! Ve eminim yalnız değilim!




"Bu atarın kime?" diyenler olabilir elbet. Bu atarım; başka ülkeler, üretildiği fabrikasından kaçabilecek kadar akıllı robotlar üretirken, bizim hala evrimimizi tamamlayamamış olmamıza. Bizim hala insan olamayışımıza.



Alo'nun "evde kalmayı dert eden" kadın temalı reklamı

İçselleştirilmiş cinsiyetçiliğin son dönem örneklerinden biri. Tarkan'ın Şıkıdım şarkısı müziğine yazılmış ucuz bir jingle ile birlikte yayınlayan reklam.

Bu reklam filmi serisinde çamaşır yıkama "görevini" bitirmeden dışarı çıkamayan, çamaşır yıkamaya ayırdığı vakit yüzünden "evde kalan", kollarına Alo deterjan atıp ona "yardımcı olan" bir erkeğe aşık olan, mahalle erkeklerinin tacizine uğrayan ama (bunu kadın olmanın gereklerinden(!) biri olduğu için zaar) normal karşılayan bir kadın figürü görüyoruz.

Benim çocukluğumda bile televizyonlarda daha modern reklamlar vardı. Bu örümcek bağlamış, Ortadoğu zihniyetinden çıksak mı artık?


Hasbro'nun "tecavüzü çağrıştıran" yılbaşı reklamı 

Geçenlerde Hasbro denilen bir marka, sosyal medyayı sallayan bir reklam yayınladı, duymuş ya da görmüş olabilirsiniz.

Yılbaşında evde oturup dışarı çıkmamamızı ve onların masa oyunlarını satın almamızı teşvik edecek, baştan sona cinsiyetçilik kokan bir reklam videosu. Hatta cinsiyetçilik bile denemez, direkt tecavüz mesajları barındıran hatta abartıp tecavüzü mizah olarak gösterme çabasıyla çekilmiş bir reklam videosu. Reklam sosyal medyada o kadar çok tepki gördü ki, yayından kaldırıp özür dilemek zorunda kaldılar. Ama bu videoyu "marketing" olarak sunan ajans da, böyle bir videonun yayınlanmasına izin veren marka sahipleri de dikkatleri bir süre üzerilerinden çekemeyecekler.

Ama maalesef bir süre sonra unutacağız, çünkü kadına şiddetin hiç olmadığı kadar arttırdığı, insanların kafasına esip otobüslerde kadınları tekmelediği, meclisimizde çocukların tecavüzcüleri ile evlendirilmesinin konuşulduğu bir ülke haline geldik. Ve buna sessiz kaldıkça kadınların yaşam alanları daha çok kısıtlanıyor!




QNB Finansbank'ın cinsiyetçi yılbaşı reklamı

Tam Hasbro bitti derken, şimdi de adının önüne yakın zamanda QNB ekleyen Finansbank da bu zincirin son halkası oldu. Tamam, markanda değişiklik yapmış olabilirsin ama bu durum, pazarlama kampanyanın cinsiyetçilik üzerine kurulu olması için bir bahane olamaz! Hasbro furyasından ben de nemalanırım, belki popim yükselir, düşüncesiyle çekilmiş bir reklam olduğu o kadar belli ki!

Aynı oyuncunun hem kadın hem erkek olarak rol aldığı (bunun üzerinden prim yaparız, diye düşünmüş olabilirler mi?) reklamda kadın karakter sürekli hediye isteyen, yılbaşı için hediye dilenen, erkek karakter de para verip hediye alan ve bundan şikayet eden konumunda. Bu reklamın verdiği mesaj ise; "kadınlar sürekli alışveriş yapar, kadınlar para harcar, erkekler çalışır, erkekler para kazanır, kadın bir şey isterse ona bunu sadece erkek alabilir, çünkü kadın para kazanmaz"

Böyle bir düşünce yapısını kesinlikle kabul etmiyorum! Para yemeyi meslek haline getirmiş bir iki arsız hemcinsim var diye, böyle bir yaftalamayı kabullenecek değilim!

Bu reklamlar tabii ki bir ilk değil, ama her seferinde son olması için mücadele etmek bizim görevimiz. Bunu hem vicdanen kendimize (kadın veya erkek olmamız fark etmez), hem de ülkemizin tüm kadınlarına borçluyuz.  

Biraz klişe olacak ama, yıl olmuş (neredeyse) 2017, biz hala bunları tartışıyoruz. Hala televizyonlarda 1950'lerden kalma zihniyetlerle çekilmiş reklamlar izliyoruz. Tek derdi, yaşam mücadelesindeki halktan para kazanmak olan para babası markalar ve markaların yalakaları ajanslar bir an önce, hatta şimdi, şuan, seksist reklamlar çekmekten vazgeçmeli!!!

Neden mi?

Çünkü sandığınızın aksine tüm kadınların tek derdi kocalarının egolarını tatmin etmek değil. 

"Evde kalmak" kadınların tek problemi değil.

Evi temizlemek, çamaşır - bulaşık yıkamak, çocuk büyütmek sadece kadının görevi değil.

Taciz ve tecavüz, kesinlikle ve kesinlikle, asla bir pazarlama aracı değil! 

Bunları artık o kalın kafanıza sokun. Bir zahmet!


Siz de televizyonda ya da sosyal medyada görmüş olduğunuz seksist reklamları bu postun altına yorum olarak ya da dijitalturta@gmail.com adresine mail olarak yazabilirsiniz.

You Might Also Like

7 yorum

  1. Bir blogger olarak akıcı yazınızı keyif alarak okudum.gerçekten betimleme ve yazı yazma üslubunu iyi.daha iyi yazılarınızı izleyip şimdiki gibi gruplarda paylaşacağım.tedaviakademisi.blogspot.vom. TR yi siz de takip edin ltf.selam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz ve desteğiniz için teşekkürler :)

      Sil
  2. Tedaviakademisi.blogspot.com.tr olacak😊

    YanıtlaSil
  3. Gayet güzel bir yazı. Birileri böyle yazılar yazmalı. Bende bloğumda farkındalık yaratmak adına yazılar yazıyorum ve daha da yazacağım gibi duruyor. Okumak istersin diye https://ugurunhazinesi.blogspot.com.tr ben daha çok ziyaret edeceğim bu adresi eline sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzel yorumun için teşekkür ederim. ben de takibe aldım, kalemine sağlık :)

      Sil
  4. Çok akıcı buldum yazını zevkle takip edeceğim :) brcmakeup.blogspot.com ben de beklerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkür ederim. Ben de takipteyim. Sevgiler :)

      Sil