3 Yerli Dizi İncelemesi || Poyraz Karayel - Vatanım Sensin - İçerde

02:55

Türk dizilerine ne kadar sinir olduğumu bilen bilir. Ama ben de, her T.C. vatandaşı gibi bazen kendime engel olamayarak 150 dakikamı tamamen boş yere harcayabiliyorum. Bunlar hep bir gün bizim de kaliteli bir dizimiz olur diye umut etmekten oluyor tabii.



Bugün, şuan yayında olan 3 popüler diziden bahsedeceğim ve genelde pek de yapıcı olmayan eleştiriler yaparak kendimi sinir edeceğim.

Başlayalım mı?






Poyraz Karayel

Tamam, bu dizi Kürk Mantolu Madonna'yı bile bilmeyen cahil ülke insanımıza Turgut Uyar'ı, Oğuz Atay'ı, Cemal Süreya'yı öğretmiş olabilir ve kadına şiddet karşıtı repliklere yer vermiş olabilir. Çağrı Vila Lostuvalı'nın yönettiği ilk iki sezonu izledim ama bu sezon izlemeyi bıraktım. Bunun birkaç sebebi var.

Birincisi Ayşegül ve Poyraz karakterlerinin ağdalı aşkından gına geldi. Birbiri için ölüp biten ama bir türlü kavuşamayan/mutlu olamayan sevgililer içimi baydı.

İkincisi, Poyraz'ın Kurtlar Vadisi'ndeki Polat misali ölüp tekrar ortaya çıkması çok saçmaydı. Hayır yani, ne gerek var?

Üçüncüsü ise, dizideki Bahri Baba'nın bir mafya babası olmasına rağmen, sözüm ona, babacan, adam gibi adam (!) tavırları. Mafya, mafyadır! İyi mafya olmaz! Dizilerde, "iyi kalpli mafya" karakterlere yer verdikçe, hem insanları mafyalığa özendiriyorsunuz, hem de belinde silahla takır takır adam öldüren mafyayı sevimli gösteriyorsunuz. Yapmayın!

Edit: Diziyi o kadar uzun süredir takip etmiyordum ki, final yapmış, yeni öğrendim. Poyraz Karayel izleyicileri üzülecektir belki ama bence isabet olmuş.





Vatanım Sensin

Bu dizinin ilk 5-6 bölümünü izledim. Bergüzar Korel'in oyunculuğuna katlanabilsem belki bir iki bölüm daha izlerdim. Ama tek sebep sadece bu değil. Dizinin yayınlanma tarihinin çok manidar olduğunu düşünüyorum!

10 Kasım'da yayınlanan bölümde Mustafa Kemal'in fotoğrafı yer aldığı için oldukça reyting alan dizi, izlenme sayısının düşmesi üzerine reyting arttırmak için Mustafa Kemal'i tekrar diziye katmayı düşünmüş. Bu ne kadar çirkin bir düşünce yapısı! Bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü bir reyting unsuru olarak görmeniz mide bulandırıcı!

Dizinin başına "hayal ürünüdür" yazıp işin içinden çıkacağınızı düşünmüş olabilirsiniz. Ama ben aynı fikirde değilim. Eğer bir dönem dizisi çekiyorsanız, tarihsel araştırmanızı yapıp öyle başlarsınız. Özellikle de ülkemizin kuruluşu gibi çok önemli bir dönemi konu almak, çok büyük sorumluluk gerektirir. Reyting kaygıları, insanları gaza getirme gibi sebeplerle böyle bir dizi çekemezsiniz! Çekmemelisiniz! Önce araştırın, dizideki tarihsel hataları düzeltin, sonra istediğiniz oyuncuyla dizi mi çekiyorsunuz, film mi çekiyorsunuz, orasını bilemem.






İçerde

Listedeki son dizi ise İçerde! Şuan takip ettiğim ama tek yerli dizi ama her an izlemeyi bırakmak için haklı sebeplerim var. 

"İçerde misin? İçerdeyim." replikleriyle güzel bir çıkış yakalayıp ülkenin beynini yakmış olabilir. Ama her bölümde yer alan "oyun içinde oyun" olayından size de gına gelmedi mi?

Ayrıca bu dizinin yabancı bir filmden (The Departed) uyarlandığını duymuşsunuzdur. 2 saatlik film senaryosunu  her bölümü 2 saat 15 dakikalık diziye çevirmek nereden aklınıza geldi, söylesenize? Hayır yani diziyi uzatacağız diye kasıyorsunuz, sonra her bölümde aynı şeyleri izliyoruz. 



Farkındaysanız Cesur ve Güzel'den hiç bahsetmedim bile. 

Sizin takip ettiğiniz diziler neler? Ya da katlanamadığınız diziler var mı? Yorum olarak yazarsanız sevinirim.

(Survivor ve İşte Benim Stilim izleyicileri yorum yazmasın mümkünse.)



You Might Also Like

0 yorum