Erteleme Alışkanlığından Kurtulmanın 14 Yolu

22:28

Hayalleri sadece çocuklar kurmaz, yetişkinlerin de hayalleri veya gerçek olmasını istedikleri hedefleri vardır. Ama çoğu zaman hayal etmekten öteye geçemeyiz, çünkü her şeyi ertelemek bazen yapılacak en kolay yol gibi gözükür.

Günlük hayatın problemleri fiziken, zihnen ve ruhen bizi yorduğu için, gerçekten yapmayı istediğimiz şeyler yerine dizi izlemeyi ya da amaçsızca sosyal medyada gezinmeyi tercih edebiliyoruz.

Bazen sadece hayallerimiz değil, sorumluluklarımız da ertelediğimiz şeylerden biri olabiliyor.


Bugün modern insanın en çok yakındığı şeylerden biri olan “erteleme” sorununu çözmede yardımcı olabilecek önerilerden bahsedeceğim.

(Kabul edelim, her şeyin mükemmel olduğu bir düzende yaşamıyoruz, o yüzden rahat olun, “tutkunuzu bulun ve onun peşinden gidin”, “işiniz hobiniz olsun” gibi klişelere hiç girmeyeceğim.)





      








      


      1) Ne yapacağını bil!

Erteleme alışkanlığının en büyük sebeplerinden biri, ne yapacağını ve nereden başlayacağını bilmemektir. Bu yüzden her gün, güne ne yapacağımızı bilerek başlamak, bu alışkanlıktan kurtulmada büyük önem taşıyor.

Her gece yatmadan önce, ertesi gün yapmamız gereken/yapmak istediğimiz en önemli 3 şeyi bir kağıda yazıp görebileceğimiz bir yere koymak işe yarayabilir. Ya da sabah uyandığımız/çalışmaya başladığımız saatler için telefonumuza bir hatırlatıcı kurabiliriz.

Her gün kendimize 3 görev planlamak, belki bir gün yapacaklarımızın uzun bir listesini yapmaktan daha verimli sonuçlar almamızı sağlayacaktır.

           2) Güne en zor görev ile başla.

Güne başladığımızda, o gün için kendimize koyduğumuz hedefin en büyük veya en zor kısmını yerine getirmek, günün geri kalanında daha rahat hissetmemizi sağlayacaktır.

Okuldan veya işten artakalan zamanlarda yapmak istediklerimiz için biraz daha erken uyanıp sabah saatlerini kullandığımızda, tüm gün boyunca yapmamız gerekenlerin stresi altında ezilmeyeceğimiz için motive olmak ve erteleme alışkanlığından kurtulmak kolaylaşacaktır.



3) Karar al ve hayata geçir.

Doğamız gereği bir karar aldığımızda onu uygulamamız gerekiyormuş. 

Eğer “sigarayı bırakacağım.”, “her gün spor yapacağım.” veya “sabahları daha erken uyanacağım.” gibi kararlar alıp onları bir türlü hayata geçiremiyorsak, kendimize bilmeden olumsuz sinyaller gönderiyor oluyormuşuz. Bu da kendimize güvenimizin azalmasına ve kendimizi kötü hissetmemize sebep oluyormuş.

Bir şeyi ertelediğimizde bunu da hesaba katsak iyi olur! 

Yapmak istediğimiz ne olursa olsun, aldığımız kararları hayata geçirmeye başladığımızda ve bunu tekrarladığımızda, kendimize olan güvenimiz artacak ve yapmak istediklerini başarmış bir insan olarak daha iyi hissedeceğiz.

4) Korkularınla yüzleş.

“Bir gün şunu yapacağım.” düşüncesiyle yaşamak, çoğu zaman hemen harekete geçmekten daha kolaydır. Ve genelde bunun sebebi, başarısız olmaktan, yanlış yapmaktan ve hayal kırıklığı yaşamaktan korkmamızdır.

Harekete geçmek için bizi engelleyen korkularımızla yüzleşmemiz ve onları aşmamız gerekiyor.

Hayallerimizi ve sorumluluklarımızı ertelemeyip bir şey yapmak için çabaladığımızda elde edeceklerimizi kim bilebilir?



5) Başladığın işi bitir.

Bizi, ilk adımı bir türlü atamamak kadar negatif etkileyecek bir şey varsa, o da yarım bıraktığımız işlerimizdir. Yarım bıraktığımız ama hala devam etmek istediğimiz projelerimizin ve görevlerimizin üzerinden geçip eksiklerimizi tamamladığımızda kendimizi daha güçlü hissedeceğimiz bir gerçek.

Ama bunu yaparken enerjimizi boş yere tüketmememiz de önceliğimiz olmalı.

6) Kendine söz ver.

Sınavdan bir gece önce çalıştığımızda, neden günlerce çalışmış gibi başarılı oluruz, biliyor musunuz? Bu konu üzerine yapılmış çalışmalar, son dakika çabasının temelinde “başka çare olmaması” olduğunu gösteriyor.

Daha da iyisi, bu his yapacağımız şeyden önce kendimize söz vererek, paranoya ve stres olmadan da kontrol altına alınabiliyor. 

Bunu yaparken öncelikle kendimize karşı sorumluluk hissetmemizi sağlayacak birçok seçeneğimiz var. Bize bir bitiş süresi veren ve hatırlatıcı bildirimler gönderen mobil uygulamalardan faydalanabiliriz, kendimiz bir kontrat hazırlayıp imzalayabiliriz, ya da bir arkadaşımıza “şunu tarihte şunu yapmış olacağım” gibi bir mail gönderebiliriz.



7) Hedefleri büyük, günlük kotanı küçük tut.

“Roma bir günde kurulmadı.” derler. Bunun bir sebebi var, çünkü bir günde 24 saat var, bu sürede yapabileceğimiz şeyler kısıtlı.

Hedeflerimizi bir günde bitirmeye çalışmak çoğu zaman imkansızdır ve gözümüzü korkuttuğu için ertelememize sebep olur. Ama -gerçekçi düşünerek- belirli bir zaman dilime yaydığımızda, ne kadar büyük olursa olsun, hedeflerimiz daha ulaşılabilir bir hale gelecektir. Buna bağlı olarak başarımız da artacaktır.

8) Çalışma süreni düzenle.

Çok büyük bir adım atmak yerine, büyük bir projeyi küçük adımlar atarak tamamlamak daha az yorucu ve korkutucu bir süreç olacaktır. Bunun için çalışma süremizi daha küçük dilimlere bölmek ve mola sayısını arttırarak dikkat dağınıklığımızı azaltmak oldukça etkili olabilir.

Mesela çalışma süremizi Pomodoro tekniği ile düzenleyebiliriz. Pomodoro tekniğine göre; 25 dakika çalışmanın ardından 5 dakika mola veriliyor ve çalışmanın uzunluğuna göre bu (25+5=30 dakikalık) zaman dilimi 2 veya 4 defa tekrarlanabiliyor.  Dikkati daha çabuk dağılan ve kısa süren ama daha çok sayıda molaya ihtiyaç duyan biriyseniz, her 10 dakikalık çalışmanın ardından 2 dakika mola verebilir ve bunu bir saatte (10+2=12 dakikadan) 5 kere tekrarlayabilirsiniz.



9)  Çevreni değiştir.

Farklı çevrelerin üretkenliğimiz üzerinde farklı etkileri vardır. Odamıza ve çalışma masamıza şöyle atalım. Masaya oturup çalışmaya başlamak mı istiyoruz, yoksa yatağımıza uzanmak mı daha tatlı geliyor?

Odamızı/çalışma alanımızı bize ilham verecek şekilde yeniden dekore edebiliriz. Ya da çalışmak için çok sevdiğimiz kahveciye, herkesin sessizce oturup çalıştığı kütüphaneye gidebiliriz.

Çalışmaya başlamadan önce ortamda dikkatimizi dağıtacak şeyleri en aza indirgemek veya bizi çalışmaya ve daha üretken olmaya teşvik edecek kişilerle zaman geçirmek de erteleme alışkanlığımızı yenmede etkili olacaktır.

10)  Kendine fazla yüklenme.

Bir şeyi yapmayı ertelediğimiz için kendimize bazen fazla yüklenebiliyoruz. Kendimizi suçlamak ve suçlu hissetmek, kesinlikle üretkenliğimizi kötü yönde etkileyen bir şey.

Herkesin dinlenmeye ya da bazen hiçbir şey yapmamaya ihtiyacı olduğu unutulmamalı ve ertelediğimiz şeylerin pişmanlığı ve suçluluğu üzerine saatlerce/günlerce takılı kalmamalıyız.

Evet, belki bugünkü yapacaklarınızı ertelemiş olabilirsiniz ama yarın yeni bir gün!



11) Kendini motive et.

Odaklanmakta zorlandığımızda veya isteğimizi kaybettiğimizde, kendimize küçük molalar verebiliriz. 

Sevdiğimiz diziden bir bölüm izleyebilir, biraz uyuyarak gücümüzü toplayabilir veya sadece arkamıza yaslanıp hayal kurabiliriz. 

Sadece molayı çok uzun tutmamaya dikkat etmemiz gerekebilir.

Öğrenmeyi teşvik eden şeylerden biri olarak olumlu pekiştireçler, sıklıkla kullanılır.

Yapmayı planladığımız hedefi gerçekleştirmek için kendimizi ödüllendirebiliriz. Günlük veya haftalık hedeflerimize göre kendimize çikolata yemek veya izlemek istediğimiz film için sinemaya gitmek gibi, küçük veya büyük ödüller verebiliriz.


12) İlk adımı at!

Uzak geleceğe bakmak, yapmak istediklerimizi gözümüzde imkansız hale getirebilir. Bu yüzden modumuz düşebilir ve kendimizi çok fazla baskı altında hissettiğimiz için genelde ertelemeyi seçeriz.

Geleceği planlamak güzel ama bunu yaparken, bugünden başlamamız gerekir. 

Bugün, yapmak istediklerimiz ve sorumluluklarımız için bir adım atmamız, “ben bunu yapacağım” yerine “ben bunu yapıyorum” diye düşünmemizi sağlayacaktır. Kendimizi bu modun içine soktuğumuzda, bir sonraki ve bir sonraki adımı atmak için daha pozitif hissedeceğiz.



 13) Düşünmeyi Bırak, Harekete Geç!

Harekete geçmeden önce üzerine biraz düşünmek ve plan yapmak, tabii ki yardımcı olacaktır. Ama mükemmel bir plan yapmak veya hayallerimizi gerçekleştirirken önümüze çıkabilecek her engele hazırlıklı olmak neredeyse imkansız. Üzerine çok fazla düşünmek, yapmak istediğimiz şeyleri gözümüzde çok büyütecektir.

İş için hazırlamamız gereken o rapor, okulu bitirmek için yazmamız gereken o tez, hep öğrenmek istediğimiz o yabancı dil, sürekli ertelediğimiz zaman gözümüze daha zor gözüküyor.

Ama ilk yapmamız gereken şey; raporu yazmak için masanın başına oturmak, tez araştırması için bilgisayarımızı açmak ya da öğrenmek istediğimiz yabancı dil için çevremizdeki kursları araştırmaya başlamak kadar kolay.

14) Erteleme alışkanlığından kurtulmanın yolları ile ilgili yazılar okumayı bırak!

Aslında ne yapmamız ya da yapmamız gerektiğini hepimiz biliyoruz. O yüzden hayallerimizi ve hedeflerimizi daha fazla ertelememek için hemen, şuan bir şeyler yapmaya başlamalıyız.


Siz de erteleme alışkanlığınızdan kurtulmak için yaptıklarınızı yorum olarak yazarak bu yazıya katkıda bulunabilirsiniz. Eğer bu yazı sizin için faydalı olduysa sosyal medyada arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. 

HALA BURDA MISIN?

Minimalist Yaşam Kategorisindeki Diğer Yazılarım da Hoşuna Gidebilir:













You Might Also Like

2 yorum

  1. Bence kendini motive etmek çok önemli :)
    Bu arada takipteyim. ÇEKİLİŞİME ve bloguma beklerim.

    makyajbox.blogspot.com ve berilcimcime.blogspot.com

    Desteğin için teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun ve takibin için teşekkürler. :)

      Sil