Film Öneri || Mutlaka İzlemeniz Gereken 30 Biyografik Film

05:53


Biyografik filmler, sadece birilerinin hayat hikayelerini anlatmazlar. İçlerinde aşk, başarı, tutku, kendini bulma, hayatın zorlukları, müzik, edebiyat, resim gibi pek çok öge barındırırlar. Yani hayatın içinde olan her şey bu filmlerde de vardır ve bu da izleyicilerin kendi hayatlarından detaylar bulmalarını sağlar.



Bu yazıyı yazmaya karar vermeden önce biyografik film türünü bu kadar sevdiğimi bilmezdim. En sevdiğim filmlere bakınca çoğunun gerçek hayattan uyarlanmış olduğunu gördüm. Evet, sanırım bir hikayenin gerçekçi olması beni daha çok etkiliyor ve daha çok ilham veriyor.

Bugün en sevdiğim filmler içinden 30 biyografi filmi önerisi yapacağım. Önerdiğim filmleri konularına göre birkaç kategoriye ayırdım. Bu filmlerden izledikleriniz eminim vardır ya da eklemek istedikleriniz olacaktır. Lütfen yorum yazmaktan çekinmeyin.



Bilim ve Teknoloji İnsanları




Hidden Figures (2016)

Yuri Gagarin'in uzaya gönderilmesinin ardından Rusya ile uzay yarışında olan Amerika, dünyanın yörüngesine astronot göndermek için çalışmaktadır ve NASA'da çalışan üç Afro-Amerikan bilim kadının bu sürece katkıları büyüktür. Bu filmde, yaşadıkları dönemde hem siyahi hem de kadın olarak karşılaştıkları tüm ayrımcılığa rağmen başarıları ve zekalarıyla NASA'da ve tüm dünyada adlarından övgüyle söz ettirmiş, matematik dehası Katherine Goble Johnson, matematikçi ve bilgisayar programcısı Dorothy Vaughan ve uzay mühendisi Mary Jackson'ın gerçek hikayesi anlatılıyor.

A Beautiful Mind (2001)

Paranoid şizofreni ile mücadele ederken aynı zamanda birçok teoriye imza atan, Amerika'lı Nobel ödüllü matematikçi John Nash'in hayatını konu alan ve dahi bilim adamını Russell Crowe'un canlandırdığı film, en bilinen ve sevilen biyografilerden biri. İzlemediyseniz hiç vakit kaybetmeyin derim.

The Imitation Game (2014)

Nazi Almanyası'nın Enigma adını verdiği şifre sistemini kıran ve belki de 2.Dünya Savaşı'nın kaderini değiştiren adam, matematik profesörü Alan Turing. Sherlock Holmes olarak tanıdığımız Benedict Cumberbatch'i başrolde, Keira Knightley'i ise yardımcı kadın rolünde görüyor ve bu filmin 8 dalda Oscar'a aday olmasına şaşırmıyoruz.

The Theory of Everything (2014)

21. yüzyılın en önemli bilim insanlarından biri olan, yirmili yaşlarında ALS hastalığına yakalandığı için sinir sistemi felç olan ama buna rağmen üretmeye devam eden, kuramsal fizikçi Prof. Dr. Stephen Hawking'in hayatının beyazperdeye uyarlaması. Hawking'i canlandıran Eddie Redmayne bu filmdeki performansı ile Oscar ödülü aldı.

jOBS (2013)

Üniversiteyi bırakıp ailesinin evinin garajında Apple Computer'ı kuran, bilgisayar ve cep telefonu teknolojisini başka bir düzeye taşıyan dahi Steve Jobs'un hayatını konu falan film. Zaten bir çoğumuzun bildiği ve ilham aldığı o hayat hikayesinde, başrolü Ashton Kutcher üstleniyor. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen tarihe bir başarı hikayesi yazan teknoloji dehası Steve Jobs'u daha iyi anlamak isterseniz bu filmi izlemeden geçmeyin.



Sanatçılar


La vie en rose (2007)

Efsanevi şarkıcı Edith Piaf'ın hayatını konu alan filmin adı Türkçe'ye "Kaldırım Serçesi" olarak çevrilmiş ve başrolü muhteşem oyunculuğu ile Marion Cotillard üstlenmişti. Edith Piaf'ın sesinden Fransızca şarkıların eşlik ettiği bu biyografiyi izlediğinize pişman olmayacaksınız.

Frida (2002)

Sürrealist ressam Frida Kahlo'nun geçirdiği kaza sonucu vücudundaki kırıklar ve metallerle yaşamaya çalışma sürecini ve Diego Rivera'ya duyduğu aşkı ekrana yansıtan filmde Salma Hayek'i Frida rolünde görüyor ve oyunculuğuna hayran kalıyoruz. Sanat ve aşkın başrol oynadığı bu biyografik filmi izlemenizi öneririm.

I'm Not There (2007)

Eğer Bob Dylan'a olan ilginiz One More Cup of Coffee şarkısından biraz daha fazlaysa bu filmi gerçekten seveceksiniz. Bu filmi sıradan bir biyografik filmden ayıran şey ise, Bob Dylan'ın hayatının her kesitini başka bir oyuncunun canlandırması. Ki bu oyuncular da Richard Gere, Christian Bale, Heath Ledger, Ben Whishaw, Marcus Carl Franklin ve Cate Blanchett. Evet, yanlış okumadınız, Bob Dylan'ın gençlik yıllarını Cate Blanchett canlandırıyor ve bu performansı ile Oscar kazanıyor.

Coco Before Chanel (2009)

Yetimhanedeki küçük kız çocuğu Gabriel Chanel'in efsanevi Chanel markasının yaratıcısı Coco Chanel olma yolculuğu konu alan filmde moda, aşk ve hayatın zorlukları bir arada. Sadece bir moda tasarımcısından fazlası olan, kadın giyiminde farklı bir çağ açan Coco Chanel'in hayat hikayesi size de etkileyecektir, eminim.

Big Eyes (2014)

En sevdiğim yönetmenlerden biri olan Tim Burton'ın filmi olan Big Eyes, ressam Margaret Keane'in hayatını konu alıyor. Büyük gözlü çocuk tablolarıyla tanınan ressamın eserleri, kocası Walter Keane tarafından kendi çalışmaları olarak satılırken Margaret başta buna sesini çıkarmasa da, sonrasında ressam olarak ününü kazanmak için kocasına karşı mücadele veriyor. Hem kocasının baskısı altındaki bir kadının iç dünyasını, hem bir sanatçının yaratım sürecini Tim Burton'un gözünden izleme şansı veren, keyifli bir film.


Tarihi kişilikler


Veda (2010)

Çocukluk arkadaşı, silah arkadaşı ve yaveri Salih Bozok'un gözünden Mustafa Kemal Atatürk'ün anlatıldığı filmin yönetmenliğini Zülfü Livaneli üstleniyor. Film, tarihsel hataları yüzünden tarihçiler tarafından eleştirilse de, ben Atatürk'ün bir askerden çok insan yanına odaklandığı için sevdim. Mustafa Kemal Atatürk'ün çocukluğundan itibaren hayatından kesitler bulacağınız bu biyografiyi izlemenizi tavsiye ederim.

The King's Speech (2010)

12 dalda Oscar adayı olan bu film, en iyi film ve en iyi yönetmen dallarındaki ödülleriyle izlemek için ayıracağınız vakte değeceğini söylüyor. Colin Firth, İngiltere Kralı 6. George'u canlandırıyor ve bir kralın konuşma bozukluğundan kaynaklanan sıkıntılarını beyaz perdeye yansıtıyor.

The Motorcycle Diaries (2004)

Film, Che Guevara'nın henüz Che olmadan önceki yıllarda, motosiklete atlayıp Güney Amerika'yı dolaşmasını konu alıyor. Hikayeye zaman zaman Fidel Castro da dahil oluyor. Yirmili yaşlarındaki Che Guevara'yı, Gael Garcia Bernal'ın canlandırdığı biyografik film, içinizdeki devrim ateşini yakabilir. Tavsiyemdir.

Le jeune Karl Marx (2017)

Komünizmin en önemli isimlerinden Karl Marx'ın Paris, Brüksel ve Londra'daki gençlik yıllarını, Friedrich Engels ile olan arkadaşlıklarını, Komünist Manifesto ve Das Kapital'in yazım süreçlerini, Marx ve Engels'in eşlerinin komünist mücadelede nasıl yer aldıklarını merak ediyorsanız mutlaka izlemeniz gereken bir film. Hatta merak etmiyorsanız bile izlemeniz gereken bir film.


Yazarlar


Becoming Jane (2007)

Jane Austen'ın eserlerini seviyorsanız bu film çok hoşunuza gidebilir. Anne Hathaway'in Jane Austen'ın ilk gençlik yıllarını canlandırdığı filmde, yazarın eserlerini yazarken ilham aldığı aşkını ve ünlü bir yazar olmadan önceki hayatını izliyoruz. Biyografik bir film olmasının yanında 19. yüzyıl İngilteresi'nde geçen romantik bir film izlemek isteyenler için güzel bir seçenek olabilir.

Kill Your Darlings (2013)

Amerika'da geleneksel edebiyatın reddedilmesinden yeni bir akım olarak doğan Beat ve bu akımın yaratıcıları Allen Ginsberg, Jack Kerouac ve William Burroughs gibi efsane yazarların başrol oynadığı, jazz müziği ile dolu harika bir film. Allen Ginsberg'ü canlandıran oyuncu ise Daniel Raddcliffe ve üzerine yapışan Harry Potter rolünden ne kadar güzel bir şekilde sıyrıldığını bu filmde görebiliyoruz.

Kelebeğin Rüyası (2013)

1940'larda maden şehri Zonguldak'ta yaşayan iki gencin, Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu'nun hayatını anlatan film. Bu iki arkadaşın yoksulluk, şiir ve veremle geçen hayatlarından bir kesinti sunan filmin yönetmenliğini Yılmaz Erdoğan yaparken, başrollerde Kıvanç Tatlıtuğ ve Mert Fırat yer alıyor. Hem bir dönem filmi, hem de biyografik bir film olarak oldukça başarılı ve duygu yüklü bir yapım.

Mavi Gözlü Dev (2007)

Türkiye'nin belki de en büyük şairidir Nazım Hikmet. Mavi Gözlü Dev ise yazdıkları nedeniyle mahkum edilen Nazım'ın hapisteki yaşamını, şiirlerini, aşklarını, o dönemin Türkiyesi'ni beyaz perdeye aktaran filmdir. Bu filmde Nazım'ı canlandıran Yetkin Dikinciler'in oyunculuğunu çok beğenmiştim, sizin de izlemenizi tavsiye ederim.




İlham verici hayatlar 


The Pursuit of Happyness (2006)

Will Smith'in başrolünü üstlendiği film, yatırımcı Chris Gardner'ın milyoner olmadan önce hayatının bir döneminde yaşadığı zorlu dönemi konu alıyor. Hayatta ilgilenmemiz gereken gerçek sorunlar olsa da hayal etmenin ve hayallerimize ulaşmak için çaba göstermenin sonuç vereceğini düşündürten, iyi hissettiren bir film. Bu film de çok izlenen ve sevilen filmlerden.

Julie & Julia (2009)

Bir nesle blogger olmayı öğretmiş ya da heves ettirmiş bir filmdir. Farklı zaman dilimlerinde de olsa yazar Julie Powell ve aşçı Julia Child'ın hayatların kesiştiği anları izlediğimiz bu filmde Meryl Streep ve Amy Adams başrollerde. Benim en sevdiğim filmlerden biri, çünkü hem cesaret ve ilham verici, hem de battaniye altında izlenmelik çok tatlış bir film.

Into the Wild (2007)

Bu film Christopher McCandless adlı gencin üniversiteyi bitirdikten sonra rahat hayatını bırakıp otostopla gezmeye başlamasını ve sonunda Alaska'da kendini yaban hayata bırakmasını konu alır. Alexander Supertramp lakaplı gezgin genci Emile Hirsch oynamıştı. Kendini bulma yolunda kesinlikle izlenmesi gereken kült filmlerden biri.

Wild (2014)

Cheryl Strayed'in anılarını anlattığı kitaptan uyarlanan ve Dallas Buyers Club filmi ile dikkatleri üzerine Jean-Marc Vallée'nin yönettiği film, aslında bir kendini arama hikayesini seyirciye sunuyor. Into the Wild filmine benzettiğim için başlarda önyargıyla yaklaştığım bu filmi izledikten sonra sevdim. Konu olarak benzer olsalar da, kendini bulmak için yollara düşen bir kadının hikayesi bana oldukça ilginç geldi.

Dangal (2016)

Abartılı dansların olmadığı, ama güzel müziklerin eşlik ettiği, son dakikaya kadar heyecanla izleyeceğiniz, bir Hint filmi Dangal. Film, Mahavir Signh isimli eski bir güreş şampiyonunun, kızlarını uluslararası karşılaşmalarda altın madalyalar kazanacak kadar iyi birer güreşçi olarak yetiştirmesini konu alıyor. Filmin yapımcısı ve başrolü Aamir Khan'ı filmde hem oldukça kilolu hem de oldukça kaslı görüyoruz. Kesinlikle baştan sonra özenilmiş ve emek verilmiş bir yapım, ayrıca hikaye de çok motive edici.

Sıradışı hikayeler


Tangerine (2015)

Seks işçisi iki trans bireyi konu alan filmin galası 2015 Sundance Film Festivali'nde yapıldı. Konusu dışında bu filmi önemli yapan noktalardan birisi de filmin tamamının iPhone 5S ile çekilmiş olması.

Girl, Interrupted (1999)

Susanna Kaysen'in 60'lı yıllarda bir akıl hastanesinde yaşadıklarını konu aldığı kitabın beyaz perde uyarlaması olan filmin başrolünde Winona Ryder yer alıyor. Yardımcı oyuncu olarak Oscar ödülüne layık görülen Angelina Jolie ise Lisa Rowe adlı karakteri canlandırıyor. Toplumun "deli" olarak etiketlediği insanların iç dünyalarına yolculuk yapacağınız ve insan psikolojisi hakkındaki bildiklerinizi yeniden sorgulayacağınız bir yapım.

Monster (2003)

Kötü bir çocukluğun ardından uyuşturucu bağımlısı olan ve seks işçiliğini yapan,  Amerika'nın ilk kadın seri katili olarak tanınan Aileen Wuornos'un hayatından uyarlanmış bir film. Benim inanılmaz etkilendiğim ve etkisinden bir süre çıkamadığım bu filmde Aileen'ı Charlize Theron canlandırıyor ve müthiş bir oyunculuk sergiliyor.

The Wolf of Wall Street (2013)

Yönetmen koltuğunda Martin Scorsese'nin oturduğu bu film, motivasyon konuşmacısı ve eski borsacı Jordan Belfort'un hayatından uyarlanıyor. Jordan Belfort'u canlandıran Leonardo Di Caprio sayesinde ortaya izlemesi gerçekten keyifli bir film çıkıyor. İster hayata dair ders çıkarın, ister bu çılgın hayatı iç geçirerek izleyin. Her halükarda iyi bir film izleyeceksiniz.

Spotlight (2015)

Taciz skandalında adı geçen bir kilise ve bu olayı aydınlatmaya çalışan gazetecileri konu falan film. Din adamı sıfatı altında yaptıkları taciz ve tecavüzleri saklamaya çalışan rahipler size de bir şeyler hatırlattı değil mi? Geniş oyuncu kadrosuyla tarihte yaşayan bir skandalın aydınlatılmasını konu alan bu film, geçtiğimiz yılın En İyi Film Oscar'ını aldı.

The Danish Girl (2015)

Tarihteki ilk transeksüel olarak bilinen Lili Elbe (önceki adıyla Einar Wegener) adlı ressamın hayatını konu alan aynı adlı kitaptan uyarlanan filmin başrolünü Oscar ödüllü oyuncu Eddie Redmayne oynuyor. Film 1920'lerde geçiyor ve Lili'nin, eski karısı Gerda'nın yardımıyla kendisini ve bedenini bulma yolculuğuna tanıklık ediyoruz. Oyunculukları çok başarılı bulduğum ve konu olarak da beni çok etkileyen bir film oldu.

Factory Girl (2006)

1960'ların New York'unda yaşayan sosyetik parti kızı Edie Sedgwick'in hayatı genç sanatçı Andy Warhol ile tanışınca değişir. Adını aykırı sanatçı Andy Warhol'un stüdyosu "Fabrika"dan alan filmde sanatı, modayı ve meşhur olma aşkını başrol olarak görüyoruz. Düşüşü de yükselişi kadar hızlı olan Edie Sedgwick'i Sienna Miller oynuyor.




Bunlar da ilginizi çekebilir!

Film İnceleme: Kalandar Soğuğu

Tüm Zamanların En Romantik 30 Film

Animasyon Filmleri Önerileri

En Cool 13 Gençlik Filmi





You Might Also Like

2 yorum

  1. Merhaba. Ben sizi takip ediyordum ama yazılarınız okuma listemde çıkmıyormuş. Bugün bir Google paylaşım sayfasında bu yazınızı görünce tıkladım. Hâlâ takipçinizim ama yazılar takip ettiğim blogların yazıları arasında görünmüyor. Ben de takipten çıkıp tekrar girdim, umarım düzelir. Bu konuda bir bilginiz var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim kadarıyla yok ama ben de bir bakayım neden kaynaklanıyor bu durum diye. Teşekkürler takibiniz için :)

      Sil